Haber Detayı
23 Temmuz 2019 - Salı 21:51 Bu haber 7400 kez okundu
 
YARGITAY: İŞVEREN SIK SIK HACİZ GELEN İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİNİ TEK TARAFLI FESİH EDEBİLİR...
SIK SIK HACİZ GELEN İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİ
Yargıtay K. Haberi
YARGITAY: İŞVEREN SIK SIK HACİZ GELEN İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİNİ TEK TARAFLI FESİH EDEBİLİR...

YARGITAY: İŞVEREN SIK SIK HACİZ GELEN İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİNİ TEK TARAFLI FESİH EDEBİLİR...

 

Bildiğiniz gibi işveren tarafından sözleşmenin tek taraflı fesih edilmesi ile ilgili düzenlemeler 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 25’de mevcuttur. Yargıtay tarafından verilen bu karar ile 4857 Sayılı Kanunun 25. Maddesine bir fıkra daha eklendi diyebiliriz. (İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 Madde 25)

Günümüzde Hacizli dosyaların 20 milyonun da üzerinde olduğu düşünülüşe sözkonusu YARGITAY Kararının birçok kişiyi yakından ilgilendirdiğini söyleyebiliriz.

4857 Sayılı Kanuna göre Kamuda, Belediyelerde, Belediye Şirketlerinde, Kitlerde Özel sektörde çalışan işçileri kapsayan ilgili yargı kararının birçok işçiyi ve işçi sendikalarını üzecek bir karar olduğunu söylemek isabetli olur.

Ancak işçilerin bu duruma düşmeleri durumunda neler olabileceklerini şimdiden öğrenmiş olmaları işçilerin daha dikkatli olmalarına da yarar sağlayacağını söyleyebiliriz.

İlgili yazının Kurumunuzun İnsan Kaynakları Müdürlüğü ve Hukuk Birimi ile paylaşılması hususu mühimdir.

Kamuİşçi Mevzuat Grubu Sunar 

 

Kararın Özeti

İşçinin ücretinin borcu nedeniyle haczedilmesi feshi geçerli kılmalıdır, işçinin ücretinin sık sık haczi nedeniyle, objektif bir bakış açısı altında, işyerinin, örneğin muhasebe veya hukuk servisinde önemli zaman kaybına neden olacak şekilde çalışma sürecinin veya işyeri organizasyonunun olumsuz yönde etkilendiğinin kabul edilmesi halinde geçerli fesih nedeninin kabul edilmesi gerekir. Ancak bunun için işçiye önceden ihtar çekilmesi yerinde olacaktır. 

 

KARARIN TAM METNİ…

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ


DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. 
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 


KARAR : Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. 
Davalı işveren, davacının ücretinde bulunan haczin kaldırılmasına yönelik herhangi bir işlem yapmadığı için davranışı nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 


Mahkemece davacının ücretindeki haczi kaldırmaya yönelik işlem yapmadığı gerekçesinin davalı tarafından herhangi bir delille ispatlanamadığı, haczi kaldırmanın toplu para bulmayı gerektirdiğinden çoğu durumda maaşından başka geliri bulunmayan işçilerden beklenemeyeceği, işçinin işyeri dışındaki olumsuz davranışının işin ve işyerinin normal işleyişini etkilemediği sürece geçerli fesih nedeni sayılamayacağı, borcunu ödememenin yaptırımı olarak maaştan haciz yoluyla kesinti yapıldığı, borcu olan işçinin sırf bu nedenle iş sözleşmesini feshetmenin onu aynı eylemden dolayı iki kere cezalandırmak olduğu, ayrıca işyerindeki çok sayıda hacizli personelden az bir kısmının iş sözleşmesinin feshedilmesinin, eşit davranma yükümlülüğüne ve feshin son çare olma ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 


İş Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasına göre, işveren, iş sözleşmesini işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerle geçerli olarak feshedebilir. işverenin iş sözleşmesinin süreli feshim geçerli kılan işçinin davranışları, İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince haklı nedenle derhal feshe neden olacak ağırlıkta bulunmamakla birlikte işyerinin normal işleyişini ve yürüyüşünü bozan, iş görme borcunun gerektiği şekilde yerine getirilmesini engelleyen ve işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkileyen hallerdir, işçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve erik açıdan onaylanmayacak bir tutumu, işyerindeki üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Başka bir anlatımla, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içerisinde beklenemeyeceği durumlarda, fesih için geçerli nedenin bulunduğu kabul edilmelidir. 


Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali geçerli fesih nedeni olabilir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışları, kural olarak işverene işçinin davranışlarına dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı vermez. Kusurun derecesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra iş ilişkisinin arz edebileceği olumsuzluklara ilişkin yapılan tahmini teşhislerde ve menfaatlerin tartılıp dengelenmelinde rol oynayacaktır.
İşçinin ücretinin borcu nedeniyle haczedilmesi feshi geçerli kılmalıdır, işçinin ücretinin sık sık haczi nedeniyle, objektif bir bakış açısı altında, işyerinin, örneğin muhasebe veya hukuk servisinde önemli zaman kaybına neden olacak şekilde çalışma sürecinin veya işyeri organizasyonunun olumsuz yönde etkilendiğinin kabul edilmesi halinde geçerli fesih nedeninin kabul edilmesi gerekir. Ancak bunun için işçiye önceden ihtar çekilmesi yerinde olacaktır. 
Somut olayda, davacı işçi hakkında değişik alacaklılar tarafından çok sayıda icra takibi yapıldığı ve ücretine hacizler konulduğu, iş sözleşmesinin ihtara rağmen ücreti üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik işlem yapmaması nedeniyle İş Kanunu'nun 17.maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre davalı şirket Genel Müdürlüğünce ücret ve diğer alacakları üzerine haciz konulan personelin durumlarını düzeltmeleri konusunda 16.3.2004 ve 10.1.2007 tarihli iki adet genelge yayınlandığı, davacıya da iş sözleşmesi feshedilmeden önce çalışma huzuru ve verimliliğin sağlanması açısından ücreti üzerindeki hacizlerin 2 aylık süre içerisinde kaldırılması ihtarı verilmiştir. Buna rağmen davacı ücreti üzerindeki hacizleri kaldırmaya yönelik işlem yapmamıştır. Davacının bu davranışı fesih için geçerli neden teşkil ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur. 


Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. 


SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 
1- )Karadeniz Ereğli İş Mahkemesinin 13.2.2008 gün ve 926-82 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, 
2- )Davanın REDDİNE, 
3- )Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 
4- )Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı ( 20 )YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 
5- )Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 
6- )Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine kesin olarak, 24.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

​Rıza KARAMAN 

Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı

Araştırmacı-Yazar (Araştırmadan Yazmaz) 

Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı (16 Yıl)  (3000 Eğitim ve Seminer)

0 532 06 006 41

 

 

Kaynak: (YT) - YARGITAY Editör: Admin
Etiketler: YARGITAY:, İŞVEREN, SIK, SIK, HACİZ, GELEN, İŞÇİNİN, SÖZLEŞMESİNİ, TEK, TARAFLI, FESİH, EDEBİLİR...,
Yorumlar
Haber Yazılımı