Haber Detayı
08 Eylül 2019 - Pazar 23:23 Bu haber 5370 kez okundu
 
!!! KAMU KURUMLARININ DİKKATİNE; KAMU İŞÇİSİNİN İSTİFASI KAMU ZARARI OLUŞTURABİLİR.
Yargıtay K. Haberi
!!! KAMU KURUMLARININ DİKKATİNE;  KAMU İŞÇİSİNİN İSTİFASI KAMU ZARARI OLUŞTURABİLİR.

Makaleleri üstteki kısayolları kullanarak Facebook , Twiter'da ve Watsup'da kolayca paylaşabilirsiniz.  Kurumsal Mevzuat Bildirim Platformunda "Reklam yok, Magazin yok, Makale var"...Takipte kalın, geride kalmayın... www.kamuiscisi.net Mevzuat Grubu

.Okuma tavsiyesi. >>>.KAMU İŞÇİ MEVZUATI 7/24 CEBİNİZDE...

Not:Konunun önemine istinaden Yargıtay Kararının kamu kurumlarındaki idareciler ile paylaşılması gerekmektedir.

!!! KAMU KURUMLARININ DİKKATİNE; 

KAMU İŞÇİSİNİN İSTİFASI KAMU ZARARI OLUŞTURABİLİR. 

.

Mevcut yaptığı işinden memnun olmayan veya daha iyi şartlardan iş bulan kamu işçisi istifa edebilmektedir. Ancak bazı kamu işçisi bu istifa sürecinde 4857 Sayılı Kanunun 17. maddesindeki nispi emredici süreleri beklememektedir. 

.

Kamu İşçisinin mezkur maddedeki süreleri beklemeden işten ayrılmak istemesi durumunda ise İşverene İhbar Tazminatı ödemesi gerekmektedir.  Yargıtay kararında benzer durumda olan işçinin, işverene İhbar Tazminatı ödemesi gerektiği yönünde karar çıkmıştır.  (Tarihi: 08.01.2019 )

 (T.C YARGITAY  22. Hukuk Dairesi  Esas No. 2018/16190  Karar No. 2019/185 )

.

SONUÇ:

Kamu işçisinin istifa etmesi ve ihbar süresi kadar beklemeden işten ayrılması durumunda işverene İhbar Tazminarı Ödemesi gerekmektedir. 

Kamu Kurumlarının ise bu durumdaki işçiden çıkış sürecinde ihbar tazminatını talep etmesi gerekmektedir. Bu durumdaki işçinin ihbar Tazminarı ödemesi gerektiği aşağıdaki Yargıtay Kararında sabittir.

1 Nisan 2018 tarihinden sonra benzer durumda olan 696 KHK'lı işçiden İhbar Tazminatı alınmamış olması Kamu Zararı riski doğuracaktır. Bu durumda olan işçilerinizin olup olmadığının kontrol edilmesi hususu Kamu Yararı açısından mühimdir.

 

YARGITAY KARARININ ÖZETİ

....

Bu durumda, davalı işçinin kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığı anlaşılmakla ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. İş sözleşmesinin davalı işçi tarafından ihbar öneli tanınmaksızın tek taraflı olarak feshedildiği, işveren çalışanı tarafından yapılan işlemin sonuca etkili olmadığı ve bu nedenle davacının ihbar tazminatı alacağının kabulü gerekmekte iken yazılı şekilde reddine dair karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

Not:Konunun önemine istinaden Yargıtay Kararının kamu kurumlarındaki idareciler ile paylaşılması gerekmektedir.

​Rıza KARAMAN  0 532 06 006 41

Araştırmacı-Yazar (Araştırmadan Yazmaz) 

Kıdemli İş Kanunu Uzmanı

Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı (16 Yıl)  (3000 Eğitim ve Seminer)

TWİTTER https://twitter.com/isci_Mevzuati

.

.

YARGITAY KARARININ TAM METNİ

T.C YARGITAY

22. Hukuk Dairesi 
 
Esas No. 2018/16190

Karar No. 2019/185

Tarihi: 08.01.2019 

 Bildirim sürelerine ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesindeki kurallar nispi emredici niteliktedir. Taraflarca bildirim süreleri ortadan kaldırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, sürelerin sözleşme ile arttırılabileceği Kanunda düzenlenmiştir.   

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanunun 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.   

İhbar tazminatının miktarı “bildirim süresine ait ücret” olarak Kanunda belirlenmiştir. Buna göre ihbar tazminatı, yasadan doğan götürü tazminat olarak nitelendirilebilir. Bu niteliği itibarıyla Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. İhbar tazminatının hesabında Kanunun 32. maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler de dikkate alınır. Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutar belirlenir.   

Somut olayda, davalı Serhat Kurtaran imzalı 27.01.2012 tarihli el yazılı metinde "satış temsilciliği görevinden 27.01.2012 tarihi itibarı ile istifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim" şeklinde istifa iradesini içerir beyanda bulunularak dilekçe verildiği, dilekçenin altında Emek Doğan imzası ile "uygundur" yazısının yazıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar Yerel Mahkemece karar gerekçesinde uygundur yazısı ile dilekçenin kabul edildiği gerekçesi ile iş sözleşmesinin her iki tarafın ortak iradesiyle sonlandırıldığı kabul edilmiş ise de, dilekçe üzerinde yer alan ‘‘uygundur’’ ibaresi dilekçenin veriliş tarihi ve ilgili birime havalesine yönelik usuli bir işlem olup, bu işlemden tarafların sözleşmenin feshi konusunda mutabık oldukları sonucunu çıkarmak dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bu durumda, davalı işçinin kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığı anlaşılmakla ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. İş sözleşmesinin davalı işçi tarafından ihbar öneli tanınmaksızın tek taraflı olarak feshedildiği, işveren çalışanı tarafından yapılan işlemin sonuca etkili olmadığı ve bu nedenle davacının ihbar tazminatı alacağının kabulü gerekmekte iken yazılı şekilde reddine dair karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

.

.

.

Not:Konunun önemine istinaden Yargıtay Kararının kamu kurumlarındaki idareciler ile paylaşılması gerekmektedir.

 

 

 

Kaynak: (SGK) - Sosyal Güvenlik Kurumu Editör:
Etiketler: !!!, KAMU, KURUMLARININ, DİKKATİNE;, , KAMU, İŞÇİSİNİN, İSTİFASI, KAMU, ZARARI, OLUŞTURABİLİR., ,
Yorumlar
Haber Yazılımı